Şovmen Ömer GÜNEL, ikinci dönem seçilir seçilmez gözünü Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna dikmiştir. Daha mazbatasının mürekkebi kurumadan, Kuşadası’nı ikinci plana itmiş; belediyecilikten çok kişisel kariyer planını öne koymuştur.
Nitekim ilk günden itibaren CHP’li belediyelere ardı ardına ziyaretler gerçekleştirmekte, gittiği her yerde alışık olduğumuz üzere şov yapmaktan geri durmamaktadır. Bu ziyaretler bir nezaket turu değil, açık bir adaylık propagandasıdır. Söylediği cümlelerle, verdiği pozlarla, kurduğu temaslarla adeta şunu haykırmaktadır:
“Ben Büyükşehir Belediye Başkan adayıyım.”
Ancak ortada ciddi bir sorun vardır:
Bu acele, bu hırs ve bu kontrolsüz çıkışlar güçlü bir zemine değil, boşluğa basmaktadır.
Çünkü Ömer GÜNEL’i genel merkezde koruyacak eski mekanizma artık yoktur. Bir dönem arkasında duran Bülent TEZCAN (GÖLGE ADAM) devre dışıdır, etkisizdir ve yetkisizdir. Bu da GÜNEL’in büyükşehir hayalini siyasi olarak savunmasız bırakmaktadır.
Daha da önemlisi, Kuşadası’nda çözülmeyi bekleyen onlarca sorun varken, belediye başkanının enerjisini Aydın turuna, fotoğraf karelerine ve kulis mesajlarına harcaması, “şehir mi yönetiyor, kariyer mi kovalıyor?” sorusunu kaçınılmaz hale getirmektedir.
Özetle:
Ömer GÜNEL büyükşehir koltuğunu istiyor olabilir.
Ama siyaset sadece istemekle olmuyor.
Arka plan yoksa, koruma yoksa, güven yoksa;
şov erken başlar, final ise ağır olur.
CHP’de perde arkasının açık dökümü
Ve siyaset artık ışık altında oynanıyor.
📌m?