Edinilen bilgilere göre, Kuşadası Belediyesi’nde çalışan taşeron firma personeli adeta kan ağlıyor.
2025 yılına ait almaları gereken maaş ve ikramiyeler zamanında ödenmediği gibi, çalışanlar bir de nedeni açıklanmayan kesintilerle karşı karşıya bırakıldı.
İddiaya göre, personelin hak edişlerinden 29.936,75 TL tutarında bir meblağ, “vergi kesintisi” adı altında kesildi.
Ancak bu kesintinin hangi kaleme, hangi mevzuata ve hangi gerekçeye dayandığı çalışanlara net biçimde izah edilmiş değil. Ortada belge yok, açıklama yok, şeffaflık yok.
Bir yanda belediye başkanının büyükşehir hayalleri, diğer yanda geçim derdine düşmüş emekçiler…
Kuşadası’nı yönetmekle yükümlü olan anlayış, çalışanına maaşını ve ikramiyesini zamanında ödeyemezken; fotoğraf turları, ziyaretler ve siyasi şovlar vicdanları yaralıyor.
Sorular nettir ve cevap beklemektedir:
- Taşeron personelin maaşları neden geciktiriliyor?
- 29.936,75 TL’lik kesinti hangi yasal dayanakla yapıldı?
- Bu kesintiden kim sorumlu?
- Çalışanlara neden açık ve yazılı bir açıklama yapılmıyor?
Belediyecilik; sahnede şov yapmak değil, emeğin hakkını zamanında vermektir.
Aksi halde büyükşehir hayalleri büyürken, Kuşadası’nda adaletsizlik ve güvensizlik derinleşir.
Ve unutulmasın:
Maaşını alamayan işçinin ahı, hiçbir siyasi vitrinle örtülemez.
2025 yılı Ocak ve Şubat aylarında hak ettikleri maaş ve ikramiyeleri, ancak 2025 Ekim ayında, o da kesintili şekilde dağıtabilen belediye yetkilileri; konu eğlenceye, çalgıya, çengeye gelince adeta freni patlamış gibi harcamaya devam ediyor.
Aylarca parasını bekleyen, borçla yaşamaya zorlanan emekçiye gelince “kaynak yok” deniliyor; sahne kurulacağı, konser yapılacağı, organizasyon düzenleneceği zaman ise ne tasarruf akla geliyor ne de utanma.
Bu tablo artık bir yönetim zafiyeti değil, açık bir tercih meselesidir.
Bir yanda hak ettiği ücreti aylar sonra, tırpanlanmış halde alan çalışan,
diğer yanda şovdan, gösteriden, vitrin siyasetinden vazgeçmeyen bir belediye anlayışı.
Sorulması gereken soru basittir:
Belediye, önce emeğin hakkını mı ödeyecek, yoksa önce sahnede alkış mı toplayacak?
Bugün yaşanan bu tablo, Kuşadası’nda belediyeciliğin hizmetten kopup şova endekslenmiş halinin en somut göstergesidir.
Unutulmasın;
Maaşı geciken işçi susar ama tarih susmaz.