GenelGündemKuşadası HaberleriSon Dakika

KUŞADASI UYDUKENT’DE BUGÜN DANANIN KUYRUĞU KOPUYOR…!

EĞER BENDE UYDUKENT'DE HAKSIZLIĞA UĞRADIM DİYORSAN SENDE KATIL.

 

YAPILAN TÜM HAKSIZLIKLARA KARŞI ÜYELER BUGÜN AYAKLANIYOR

 

Kuşadası’nın yıllardır kanayan yarası olan UYDUKENT KONUT YAPI KOOP. üyelerinin bu zaman kadar haklarının gasp edildiği,Üyeleri gelmiş geçmiş tüm Belediye başkanlarının yalan dolan vaatlerle kandırıp ama hiç birinin çözüm üretmeyip,yönetim kuruluna kendi adamlarını atayıp menfaat sağlamaktan başka hiç bir şeyin yapılmaması,hakkını aramaya çalışan üyeleride darp ederek cevap veren yönetimin tutumu artık üyeleri canından bezdirdi.

Tüm bu olanların karşısında duyarlı, medeni cesaretini toparlayarak Cesur bir şekilde önce hukuki yollarla  başlattığı hak arama girişiminin ardından ,UYDUKENT kan emicileri’nin bu zamana kadar neler yaptıklarını kamuoyununa duyurmak için Bu gün Saat 12.00 de haksızlığa uğrayan tüm üyelerle birlikte ulusal ve yerel basın önünde basın  açıklaması yapacaklarını bildirdiler. Bu konuda bir çağrı yapan CESUR YÜREKLİ üye Ayhan KAÇAR şöyle dedi ;

“Sayın Uydukent sakinleri, kardeşlerim;
Birlik beraberlik içinde hareket edebilmek ve Uydukent’te olup bitenleri paylaşabilmek
için oluşturduğumuz bu sayfadan, çok önemli sonuçlar doğuracağına inandığım bir aktivitenin
haberini vermek için yazıyorum, LÜTFEN KENDİ MENFEATTLERİNİZ VE YAVRULARINIZIN
GELECEĞİ İÇİN OKUYUNUZ…
Kardeşlerim, içinde yaşadığımız üzere temelleri 25 yıl önce atılan, daha sonra
yönetimler tarafından yaşanan çekişmeler sonucu yıllarca mühürlü bırakılarak kaderine
terkedilmiş bir beton yığını iken, daha önce de sizlerle paylaştığım gibi(okuyan dostlar
hatırlayacaklardır) Mayıs 2005 yılında Bolu ilimizi ziyareti esnasında, Başbakan Sayın Recep
Tayyip Erdoğan’a ilettiğim bir mektup sonuç vermiş, mühürler ilgililerin çeşitli girişimiyle
kaldırılmıştır. Detayına inerek sizleri sıkmaktan daha çok günümüzde nelerin yaşandığını
anlatmaya çalışacağım.
Kardeşlerim, yıllardır hukuki problemler içresinde,25 yıllık akıl almaz bir sürecin içinden
geçerek ruhsatların alınma noktasına geldik.(Yine daha önceki yazılarımda izah etmeye
çalışmıştım).Ancak bu işlerin sonlanması ile bizlerin huzura kavuşmasını istemeyenler,
varlıklarını bizlerin sırtından devam ettirme arzusundalar. Nedenlerini kısaca özetleyeyim.
1. Osman Tuğrul ve ekibi tekrar üst birlik yönetimine seçilebilmek için her şeyi kendi
kurgularına göre şekillendirmek istemektedirler.
2. Ruhsatların alınabilmesi için naçizane benim de katkılarımla 1/1000’lik dosyasını
Kuşadası belediyesine teslim etmemek için çeşitli gerekçeler uydurmaktadır.
3. Yıllar evvel çekilmiş alt yapı elektrik kabloları ve yapılmış tüm elektriksel işler (milli
servetimiz) hurdaya gidecektir. Elektrik alt yapısının tekrar tesis edilebilmesi için
bizlerden tekraren ödeme talep edeceklerdir.
4. Ruhsat alınmasında kullanılacak gerekçesi ile bizlerden topladığı 2.250TL’lerin
hesabının sorulmasını engellemek.(Akıbeti belli olmayan 2.250TL’lerin M. Zeki Özdemir
bey tarafından yapılan takip sonucu ulaştığı belgeleri 2020/6540 soruşturma dosyası
ile savcılığa teslim edilmiştir).
5. Topladığı şerefiye paraları ile çevre düzenlemesini yapacağını söyleyen üst birlik
başkanı Osman Tuğrul bunu yapmayarak tekrardan çevre tanzimi yapmak gerekçesi ile
para toplamıştır, bunun hesabını vermekten kaçmaktadır.
6. Hiçbir yasal dayanağı olmadan ve karşılığında herhangi bir belge vermeden kayıp kaçak
bedeli adı altında topladığı 300TL’lerin hesabının sorulmasından kaçmaktadır.
7. Ne yazık ki halen şantiye cereyanı kullanmamız nedeni ile bizlerden topladığı elektrik
paralarının karşılığında dairelerin ilk ve son okuması ve aylık sarfiyatımızı söyleme
mecburiyeti bir yana bu haksızlığa tepki gösterenin elektriğini kesmektedir.
Yazarak izah etmenin mümkün olmadığı daha birçok vicdanla ve merhametle izah
edilemeyecek sıkıntıların olduğunu bilmenizi isterim.

DOSTLAR;
Sözlerimi uzatmadan bu durumlara vicdanımın emrettiği gibi karşı durmak ve sizlerle
bütünleşebilmek için ailemden ayrı 2 ayı aşkın süredir mücadele etmeye çalışıyorum. Bildiğiniz
gibi beni 15 Temmuz 2020 tarihinde çirkin bir kurgu ve kumpasla evimin önünde eşimin
çığlıkları arasında darp ettirerek yıldırmak ve geri adım attırmak istemiştir. Ancak çok
yanılmıştır.
KARDEŞLERİM;
Tüm bu yaşadıklarımızı basın mensuplarına kol kola girerek anlatmanın etkili olacağına
inandığım için ulusal ve yerel basın mensupları ile irtibata geçmeyi başardım.
5 Eylül 2020 saat 12.00’da vicdanının sesini dinleyen, yeter artık diyerek yüreğinizle bu haklı
ve kutsal mücadeleye katkı sunacağınıza inanıyor, hepimizin arzuladığı ahlakın vicdanın
merhametin ve dürüstlüğün hâkim olacağı, peşin hükümsüz birbirimize vereceğimiz selamlarla
kalbimizi yumuşatacağımız günleri arzuluyor, hepinize saygılarımı sunuyor.
Ayhan Kaçar
0-532/443-92-49

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: