GündemMurat ÇAKIRYazarlarYazarlar

MURAT ÇAKIR’IN KALEMİNDEN 15 TEMMUZ ÖNCESİ ve SONRASI

 

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından FETÖ ile mücadele eden Erdoğan ve AKP hükümeti, diğer taraftan geçmişten beri adı FETÖ’yle anılan bir çok ismi önemli görevlerde tutmaya devam ediyor.

YIK 1996,

Bank Asya ilk şubesini 24 Ekim 1996 tarihinde İstanbul Altunizade’de açmış, resmi törenle yapılan açılışı Dönemin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Devlet Bakanı Abdullah Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asya Finans Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Kalkavan, Fethullah Gülen ve yandaşları yapmıştı.

YIL 2011

Süleyman Soylu, FETÖ’yü öve öve bitiremiyordu. Sadece bununla da kalmıyor, FETÖ’nün avukatıymış gibi FETÖ’yü eleştiren çevrelere karşı aslan kesiliyor, onları amansızca suçluyordu! Örneğin; 2011 yılında Gülen Cemaati’nin faaliyetlerini askıya almasını söyleyen MHP Lideri Devlet Bahçeli ve CHP’li İsa Gök’ü FETÖ’nün yayın organı Samanyolu TV’ye bağlanarak eleştirmişti. ‘(Soylu’nun o dönemki Fethullah Gülen yanlısı sözlerine yer veriliyor) İçişleri Bakanı için ayrıca şu ifadeler yer alıyor; “Geçmişindeki onca FETÖ övgüsüne karşın Süleyman Soylu, 15 Temmuz’un ardından Efkan Ala’nın yerine İçişleri Bakanı yapıldı. Ancak geçmişinde Ala’ya göre çok daha fazla FETÖ övgüsü olan Soylu’nun hangi akıl ve mantık ile FETÖ ile mücadelenin başına getirildiğini anlayan çıkmadı.”

 YIL 2012,

Erdoğan İstanbul’daki Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın kapanış töreninde Amerika Birleşik Devletleri’nde ikamet eden Fethullah Gülen’in ismini geçirmeden ona seslenerek dön çağrısında bulundu. Erdoğan: “Gurbet hasrettir. Hasretin bedeli çok ağırdır. Faturası çok ağırdır. Biz gurbette olup şu vatan topraklarının hasreti içerisinde olanları aramızda görmek istiyoruz. Gurbet aynı zamanda garipliktir. Zaten oradan anlamı yükleniyor. Onun için de biz garipliğe tahammül edemeyiz. Diyoruz ki bu sıla hasreti artık bitmelidir ve bitsin istiyoruz. Doğrusu ben şu andaki tavrınızda hep birlikte bu hasretin bitmesini istediğinizi anlıyorum. Öyleyse bitsin bu hasret. Bu anlamlı gecede, kadim bir medeniyetin evlatları olarak zengin bir kültürün diliyle bize ve dünyaya seslendiğiniz için sizlere bir kez daha sesleniyorum. Gurbeti bir kenara, hasreti bir kenara bırakalım diyorum.”

2013,

Başbakan Binali Yıldırım’ın İzmir’de Türkçe Olimpiyatları’nda Gülen’e “Hoca efendi” şeklinde överek seslendiği konuşması.

Yıl 2014,

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ.Melih Gökçek; “Hoşgörünün diyaloğun barışın simgesi değerli büyüğümüz bu işin değerli mimarı Fetullah Gülen Hocamıza da sonsuz teşekkür ediyoruz.”

Yıl 2014,

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ TBMM Meclis Kürsüsü konuşmasında, “Fetullah Gülen bu ülkenin yetiştirdiği değerli bir kıymettir. Seversiniz sevmezsiniz ama değerli bir insandır, bilge bir insandır. Bu ülkenin milli ve manevi değerlerine bağlı nesiller yetiştirmek için hizmetini yapıyor. Her şeyi de açık. Devletin denetiminde gözetimine açık. Siz bunun hakkında herhangi bir savcının iddiası mahkumiyet kararı olmayan birine ÇETE diye hitap ederseniz ona haksızlık edersiniz. Kendi de bur da yok”

Damat Berat Albayrak da FETÖ’nün okullarında yetişenlerden biri. Kendisi de bunu reddetmiyor. Bununla ilgili sorulan bir soruyu TBMM’de kürsüden” Evet, cemaatin okulunda. Ama burslu okumadım. 35 sene içerisinde cemaatin yüzlerce okulunda okuyan yüz binlerce, milyonlarca gencin bir tanesiyim.” diye cevaplamıştı.

NAGEHAN ALÇI, RASİM OZAN KÜTAHYALI, ERKAN TAN, MAHMUT ÖVÜR…

Yine cemaate ait bankaya para yatırdığı için tutuklanan insanların yanında FETÖ’ye ait olan Bank Asya’dan düşük faizle kredi alarak kendilerine Boğaz’da yalı alan Nagehan Alçı ve Rasim Ozan Kütahyalı çifti 15 Temmuz’dan sonra da ekranlar da konuşmaya devam edebildi. Ya da “Sayın Fethullah Gülen siz olmadan burada eğlenemiyoruz, coşamıyoruz, kalbimiz buruk. Dönün artık. Özledik” diye övgüler dizen A Haber Sunucusu Erkan Tan ve Gülen’i ABD ‘de ziyaret eden Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür’ün de aralarında olduğu bir çok yandaş gazeteci, bugün rahatlıkla muhalif insanlara yönelik FETÖ’cülük suçlamasında bulunabiliyorlar.

Geçmişte adları FETÖ ile anılmış, FETÖ’ye övgüler dizmiş kimi isimler görmezden gelinmektedir. Hatta bunlardan bazıları 15 Temmuz’dan sonra önemli görevlere de atanmışlardır.

  • AKP’Lİ ŞABAN DİŞLİ
  • DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ALİ ERBAŞ
  • ERDOĞAN’IN BAŞDANIŞMANI YAVUZ ATAR
  • TRT ESKİ GENEL MÜDÜRÜ İBRAHİM ŞAHİN
  • REKTÖR MAZHAR BAĞLI
  • REKTÖR ERHAN AFYONCU
  • YSK BAŞKANI SADİ GÜVEN
  • ENGİN NOYAN

Böyle liste uzayarak gider.

FETÖ ile mücadelede kriterler nedir? “Kandırıldım, bilmiyordum” demek yeterli midir? Bank Asya’ya para yatırmak ya da Zaman Gazetesi abonesi olmak kimi insanların KHK ile ihraç edilmesine hatta tutuklanmasına gerekçe olurken, yıllarca FETÖ ile ilişkide olan bazı insanlar için neden bu kriterler işletilmiyor? Onlarda “Kandırıldım bilmiyordum” dediklerinde ceza almamaları gerekmez mi. Tıpkı yukarıdaki isimler gibi… Adalet herkese eşit olmalıdır. Yukarıya tık yok aşağıya gelince gerçek yalan fark etmez cezaya, haksızlığa devam. Yoksa bize de bir gün iftira atılırsa “sende FETÖ cüsün” dediklerinde ne yapacağız. Sana iftira atılarak dahi olsa “FETÖ’cüsün” demek yeterli bu ülkede ceza alman için.

15 Temmuz Darbe Girişimi kadar 15 Temmuz sonrası süreçte de aydınlatılmayı bekleyen karanlık noktalar var.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: