GenelGündemMurat ÇAKIRYazarlar

SADAT !!!

Bir silahlanma süreci yaşanıyor. Son 23 ay içerisinde 2 milyon 300 bin yivsiz tüfek ve tabanca için ruhsat verildi.

 

Bakanlığın rakamı, çılgın bir silahlanma. Bir de ruhsatsız ve uzun namlulu ağır saldırı silahlı şeklindeki silahlanmadan bahsediliyor.

Diğer yandan sadece Konya ve Tokat’ta değil, ülkenin belirli yerlerinde geçici nitelikli kamplar kuruluyor. Bu kampların nerede kurulduğu yönünde çok sayıda söylentiler var. Hatta Jandarmaya yapılan suç duyuruları da var. Jandarmanın gidip keşif yaptığı yerler de var. İhbardan sonra tutanak tutuluyor. ‘Siyasi konjonktür fazlasını yapmaya müsait değil’ diyor. Tam cümle bu.

Türkiye’yi koruyacak meşru kuvvetler bellidir. TSK, Jandarma, polis, MİT. Bunun dışında hiç bir grup eline silah alarak gösteri yapamaz. Buna hükümet hoşgörü ile bakmamalıdır. Haberler sanal da gayet rahat dolaşıyorsa durum daha da vahim geliyor.

Aydınlık Gazetesi, SADAT ile ilgili haberlerinde “Suriyeli ve yabancı militanlar, AKP Hükümeti’nin özel bir şirket olarak kurdurduğu SADAT tarafından eğitiliyor ve silahlandırılıyor” iddiasını öne sürmüştü. SADAT ile ilgili iddialar 2012’de gündeme gelse de, Adnan Tanrıverdi’nin ilişkileri çok daha önceden Odatv’de sayfalara taşınmıştı.

Odatv, şu an SADAT Başkanı olan Tanrıverdi’nin bağlantılarını 2008 yılında irdelemeye başlamıştı.

Gelin önce o günlere gidelim…

Vakit (Şimdiki adıyla Yeni Akit) gazetesi, yazar kadrosuna çarpıcı bir ismi dahil etmişti: Adnan Tanrıverdi.

Vakit’e Milli Gazete’den transfer edilen Tanrıverdi, 1964 yılında Kara Harp Okulu’na girdi. Kenan Evren döneminde yıldızı parlayan Tanrıverdi, İslamcı bir kimliğe sahip olduğunu hiçbir zaman gizlemedi ve orduda dini propaganda yapmaya devam etti.

Kurmay subay olarak; 2. Piyade Tümen Komutanlığı’nda (Adapazarı) İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Kurmay Başkan Vekilliği; Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği; Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığı Lojistik ve Harekat Şube Müdürlükleri, Kurmay Başkan Vekilliği görevlerinde bulundu. 1980 Ağustos’unda Binbaşılığa terfi etti. 1984 yılında Yarbay, 1987 yılında ise Albay oldu. 1990 yılında 8’inci Kolordu Topçu Alay Komutanlığı (Malazgirt) görevine atandı. Bu görevde iken 30 Ağustos 1992 tarihinde Tuğgeneralliğe yükseltildi.

Tanrıverdi, 1995–1996 yıllarında da Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra, 30 Ağustos 1996 tarihinde, İsmail Hakkı Karadayı’nın genelkurmay başkanlığı döneminde, kendi rızası olmadan emekli edildi.

Emekli olduktan sonra, Enver Ören’in sahibi olduğu devre mülk şirketi İhlas Marmara Evleri’nin Camii Yaptırma ve Yardım Derneği Yönetim Kurulu’nda görev alan Tanrıverdi, Kasım 2004 tarihinden itibaren de, YAŞ kararları ile ordudan atılan 7 askerin kurduğu Adaleti Savunanlar Derneği’nin (ASDER) Genel Başkanlığı görevini üstlendi.

Adnan Tanrıverdi, 2006 yılında Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’e bir de mektup yazarak “Emekliliğinize birkaç ay kaldı. Son bir kez daha düşünün, milli irade ile çekişme içinde olacak değil, uyum içinde çalışacak bir komuta kademesi oluşumuna yardımcı olunuz. Bu gün gelinen noktadan memnun olduğunuzu düşünemiyorum. Görevi huzur içinde teslim edebileceğinizi de düşünmüyorum. Çünkü, emekliliğimin üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen TSK’nin gidişat üzerindeki menfi rolünden ben rahatsızım” demişti.

 

Son olarak…

Cemaat’in SADAT’ı “keşfetmesinden” kısa bir süre önce Mehmet Eymür harekete geçti.

MİT Kontrterör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür, emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi’nin aralarında bulunduğu grubun Türkiye’yi eyaletlere bölen, içinde Türklük ve laikliğin olmadığı bir başkanlık sistemini öngören yeni anayasa hazırladığını öne sürdü.

“TBMM’YE YOLLANDI”

Mehmet Eymür, SADAT’ın hazırladığı yeni anayasayı şöyle anlatmıştı:“Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi kendisine ait internet sitesindeki 22 sayfalık ‘YENİ ANAYASAMIZ HAYIRLI OLSUN’ başlıklı bölümde hazırladığı anayasa taslağının 30 Aralık 2011 tarihinde Onursal Başkanı olduğu ASDER vasıtasıyla TBMM’ne yollandığını belirtiyor.

Tanrıverdi, yeni anayasasının başlangıç bölümünde ‘Giriş, Neden Yeni Bir Anayasa, Darbelerin Anayasal Dayanakları, 12 Eylül 1980 Darbesinin Yasal Dayanağı, 28 Şubat 1997 Post Modern Milli MGK Darbesinin Anayasal Dayanağı, 27 Nisan 2007 İnternet Bildirisinin Anayasal Dayanağı’ gibi başlıklarla tahlillerde bulunuyor.

Devamında; ‘Anayasal Dayanakla Tasfiye Kurulu Haline Getirilen YAŞ, YÖK Darbeleri ve Anayasal Dayanağı, Yargı Darbeleri ve Anayasal Dayanakları, 03 Mayıs 2007 Yargı Darbesi, 05 Haziran 2008 Yargı Darbesi, 30 Temmuz 2008 Yargı Darbesi, Darbelere Dayanak Olan İstikrarsız Dönemler’ gibi başlıklarla ağırlıklı olarak kendisince ‘yargı darbeleri’ olarak nitelendirdiği dönemleri inceliyor.

Tanrıverdi’nin yeni anayasasını okuyunca aklıma ilk gelen ABD’nin ‘BÜYÜK ORTADOĞU’ ve ‘BÜYÜK KÜRDİSTAN’ projeleri oldu. ‘Başkanlık’ ve ‘Eyalet’ sistemini getir, Türkiye’yi eyaletlere böl, bu eyaletleri bölgeli üniter devlet ve idari özerklik ilkelerine göre düzenle ve kestirme yoldan Türkiye’yi böl, işi bitir.”

 

Murat ÇAKIR

ureticimerkezi@gmail.com

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı
%d blogcu bunu beğendi: